HÜNKÂR HACI BEKTAŞ VELİ VAKFI BAŞKANI VE HACI BEKTAŞ VELİ DERGÂHI POSTNİŞİNİ VELİYETTİN HÜRREM ULUSOY’UN COVID-19 SALGINI VE TOPLUM SAĞLIĞI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELERİ

02.04.2020 itibariyle dünya çapında Coronavirüs (COVID-19) salgınına bağlı toplam vaka sayısı: 1 milyon 6 bin 200 kişi. Bu vakaların ilk 500 binine 12 haftada bulaştı. Sonraki sayıya ise yalnız bir haftada! Toplam iyileşme oranı ~%2,3, Dünya genelinde %20, yaşamını yitirenlerin oranı: ~%5; ~%75’nin ise tedavisi devam etmektedir ki bunlar rakam veya sayı değil; insandır, candır, yaşamdır ve umuttur. İnsan ademdir, adem toprak ve yeryüzü manasına gelir. Yeryüzünde hareket alanımızı ne kadar çok disipline edip Coronavirüs nedeniyle yitip giden hayatları bir o kadar engellemiş oluruz. Bilimsel çalışmalar sonucu yapılan yeni modellemeye göre, eğer toplumun %90’ı sosyal izolasyona dikkat ederse 3 ayda, %80’i dikkat ederse 4 ayda salgın kontrol altına almak mümkün olabilir. Fakat %70 ve altında olursa kontrol edilemez ve salgın yayılmaya devam eder. Dolayısı ile bireysel mesafelerimizi koruyalım, sosyal mesafe kurallarını harfiyen uygulayalım. Artı şöyle bir yanılgıya düşmeyelim: Sıcakların artması ile birlikte virüs ölür, salgının etkisi azalır! Hayır, yapılan araştırmalarda şu ana kadar böyle bir bulguya rastlanılmamıştır. Tersine Coronavirüs 60 derece ve üstü bir sıcaklıkta ölüyor. 57 derecede bile yaklaşık yarım saat insana bulaşma özelliğini koruyabiliyor. Bu nedenle hareket alanımızı belirlenen kurallara göre sınırlayıp, yaşamı, canı, hayatları ve umutları koruyalım.

Bahar döneminin gelişiyle birlikte kentlerden kasaba ve köylere gidip belli bir süre kalan ve oralarda yaşamını sürdüren insanlar olur. Buna tatil köyleri, belde, ilçe ve illerini de dahil edebiliriz. Bu salgın döneminde böyle bir hareketliliğin olmasının çok ciddi sonuçları olur. En basit örneğiyle sağlık alt yapısı, yeterli hekim ve sağlık çalışanı bulunamayabilir. Kısaca, kontrol dışı hareket etmemiz küçük yerleşim birimlerindeki sağlık alt yapısını dahi çökertebilir. Buna hiçbirimizin hakkı yok. Bu hakkı ihlal etmemiz halinde ölüm dalgasına sebep olabilir ve yerleşim birimlerini viraneye çevirebiliriz. Bu doğrudan insanların canına kast etmektir, yaşamlarını yok etmektir. Hiçbirimiz bu vebalin altında kalkamayız. Usul, esas ve kurallar neyse korku, panik, endişe ve kaygıya yer vermeden uygulayalım ve hayat kurtaralım.

Ayak baş sağ gerek menzile kavuşa, Akıl ile gönül hoş gerek erenler meydanında derdi deşe, Teslimi rıza ile konulan baş gerek Hakka kavuşa, Çağırmasını bilene gerek ela gözlü Pir’i yetişe.

Birbirimizi yetişme ve kavuşmanın zamanıdır. Bu salgın, kendi zamanımızın krizidir. Bu nedenle dayanışma ve birlik olma zamanıdır. Yaşam bir heves, insan bir nefesten ibarettir. Din, dil, renk, etnik köken, cinsiyet farkı gözetmeksizin 72 fırkayı bir nazar ile görme zamanıdır. Düğün, bayram, yas, cem ve muhabbetlerimiz başka bir zamana erteleniyor. Elbet o zaman geldiğinde cemler kurulur, demler sürülür, yaslarımızın ağıdı birlikte yakılır; lokmalar pay edilir, düğün ve bayramlar şölene çevrilir. Ama bizler bu anda dayanışma duygusu ile hareket edip, güneşten zerresine deryadan katresine rıza ile gönlümüzde ne koparsa katkı verelim ve birbirimizin umudu, neşesi olalım. Tıpkı turnalar arasındaki birlikteliği, toplumsal dayanışmayı, birlikte üretme ve paylaşmayı, mutluluğu, güzel olanı, saflığı, bereketi, bolluğu örnek alacak şekilde duygudaşlık ve gönül rızalığı üzerine kurulu olan dayanışmayı canı gönülden hayata geçirelim.

Aşkı muhabbetlerimle,
Veliyettin Hürrem ULUSOY
Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini