HÜNKAR HACI BEKTAŞ VELİ VAKFI

Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın Logosu


Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı kuruluş süreci uzun zamandır düşüncelerde, isteklerde ve gönüllerde yer buluyordu. Bu düşünce ve istekler, “Dergâhta Birlik” toplantıları ile somutlaşmaya başladı. Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın kuruluşunu izleyen süreç içinde her tüzel kişilik gibi vakfımızın da temsilini ortaya koyan logosu olmalıydı. Burada amaç sadece beğenisi olan süslü, albenili, karmaşık bir şeyler değildi elbette. Bu düşünceyle araştırmalar yapıldı. Önce olması gereken ilkeler benimsendi:

*     Her şeyden önce ismini aldığı Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi temsil etmeli. (Sadece onu adı yetmeliydi.)

*     Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin izini süren, onun yolundan gidenlerin merkezi durumundaki Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhını işaret etmeli.

*     Geçmişte var olan “Hacı Bektaş Veli Vakfiyesi’ nin”  mirasçısı olarak yeniden doğuşu ifade etmeli.

*     Tüm Canları kucaklayıcı olmalı.

*     Akılda kalıcı olmalı.

Bu ana ilkeler ve bunların alt amaçları doğrultusunda tasarlanan logomuz için seçilen semboller, renkler ve yazılar üzerinde titizlikle duruldu.

Neden Dergâh Silueti?

Gelişmemiş olan varlıkları bir araya toplamak kolaydır. Bu kaba güç kullanarak bile yapılabilir. Sürüleri gütmek için bir kaval ya da sopa bu işi görür. Ancak gelişmiş varlıkları özellikle düşünen ve akıl yürüten varlıkları bir araya getirmek için çok daha gelişmiş yöntemler kullanmak, daha da önemlisi onlardan daha gelişmiş olmak gerekir.  İnsanı temel alan Alevi Bektaşi inancında birlik düşüncesini oluşturmak ve uygulamaya geçirmek için eğitilmiş, gelişmiş olma gerekliliği vardır.

13. yy.’ da dağılmış olan Alevi-Bektaşi toplumunun yeniden bir nokta etrafında birleşmesi için bir öndere ihtiyaçları vardı. Bu önder herhangi bir toplum yöneticisi, komutanı ya da lideri değil, insanı kâmil yolunda ilerlemek isteyen Alevi-Bektaşi toplumunun önderi olacaktı.  Kısacası insan-ı kâmil olmalıydı.

Sulucakarahöyük gelen bu insan-ı kâmil, taşıdığı evrensel değerlerle tüm insanlığa önder olan Hünkâr Hacı Bektaş Veli idi. Onun etrafında yeniden yapılanarak güçlü bir örgütsel bir yapıya kavuşan toplumsal birlik sağlanmıştır. Bu nedenledir ki “SERÇEŞME” olarak adlandırılmıştır.

Neden Güvercin?

Güvercin her zaman diliminde barışın ve masumiyetin simgesi olmuştur. Üç semavî dinde de güvercin önemli bir figürdür. Tevrat’ta; Nuh Peygamber, tufanın dinip dinmediğini öğrenmek için bir güvercini uçurur. Güvercinin, ağzında bir zeytin dalıyla dönmesi, yaşamın sürdüğünü gösteriyordu. Hıristiyanlıkta da Yahya Peygamber tarafından vaftiz edilen İsa Peygamberin başına “Kutsal Ruh”un beyaz bir güvercin olarak konduğu anlatılır İncil’de. Bu nedenle güvercin Kutsal Ruh’un temsilcisidir. İslamiyet’te Muhammed Peygamber, Kureyşlilerden kaçarken Sevr Dağı’nda saklanmış, mağaranın girişi örümcekler tarafından ağla kapatılmış ve bir güvercin de yuva yaparak Muhammed Peygamberi kurtarmıştır.

Bu simge Alevi Bektaşi toplumunun Piri, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya gelişinde de aynı anlam ile yerini bulmuştur. Velayetname’ de; Batın âleminde Anadolu yollarını perde ile kapatan Anadolu erenlerini güvercin olarak aşmış olan Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi şahin donunda (saldırganlığın sembolü) yok etmek isteyen Hacı Tuğrul’a verdiği cevapta sembolün anlamını net bir şekilde buluyoruz. “Er eri böyle mi karşılar, biz size en masum canlı olan güvercin donunda geldik…”

Neden Doğan Güneşi Temsil Eden İsim Yazısı?

Günümüzde de yakarak, yıkarak, öldürerek, yıldırarak bunlar olmadıysa asimilasyon yöntemleri ile yok edilmeye çalışılmaktadır. Alevi- Bektaşiliğin her ögesini; toplumunu, inancını, kültürünü, yaşam biçimini koruyabilmek, yaşatabilmek, yeniden, ele ele kol kola hep birlikte yan yana yürümek BİRLİK için çıkılan yolda; Dergâh üzerinde doğan güneşi temsilen yeniden kurulan Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı yazısı ile tema tamamlanmıştır.

Logodaki Renkler

Yukarıda benimsenen ilkeleri temsil ettiğini düşündüğümüz logomuzun renklerini de özellikle farklı tonlarda seçildi. Elbette ki renkler üzerinden bir tabulaştırma yapmaktan ziyade, Alevi Bektaşiliğin evrenselliğini öne çıkarma, amaçlanmıştır.

Beyaz; Bütün renkleri içerisinde barındıran beyaz renk, saflığın ve temizliğin simgesidir. Soğukkanlılığı, asaleti, masumiyeti, istikrarı ve devamlılığı temsil eder. Hz. Muhammed’i temsil ettiğine inanılır,

Kırmızı; En sıcak renk kırmızıdır. Kırmızı renk fiziksel anlamda hareketliliği, dinamizmi ve gençliği; duygusal anlamda ise mutluluğu, azim ve kararlılığı ifade eder. Bir nevi gücün ve azmin simgesidir. Bilindiği üzere Alevi-Bektaşi- Kızılbaş toplumunun ana rengidir. Bu nedenle vakfımızın adı kırmızı oldu. Bu aynı zamanda doğan Güneşin tan yeri kızıllığını da ifade etmektedir.

Yeşil; Doğayı doğal olmayı ifade eder. İnsana huzur verir ve rahatlatır. İç açıcı ve güven veren bir renktir. Aynı zamanda umudu, yeniliği, gençleşmeyi ve yeniden canlanmayı çağrıştırır. Paylaşım, cömertlik ve uyumun rengi olarak da bilinir. Ehlibeyt ’in rengi olarak kırmızı ile birlikte kullanılır. Deyiş ve nefeslerde turna kuşu ile ifade edilmiştir.

Kırsal kesimde yaşayan Alevî-Bektaşî kadın veya kızlarının başörtülerinin rengi de bu açıdan ayrı bir önem arz eder. Örneğin; yeşil başörtüsü kadının ehlibeyt soyundan geldiğini işaret ederken, kırmızı başörtüsü kadının evli olduğunu, siyah başörtüsü ise yas ve olgunluğu simgeler.[1]

Alevilikte, yeşil renk tarikat rengidir ve Hz. Ali soyunu simgelediği gibi aynı zamanda Ehl-i Beyte mensubiyeti temsil etmektedir.[2]

 

İki turnam gelir rengi yemyeşil

Biri İmam Hasan ol pak-i nesil

Biri İmam Hüseyin cennette bir gül

Eğlen turnam eğlen Ali misin sen

Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen

 

İki turnam gelir rengi kırmızı

Biri İmam Zeynel sürelim yüzü

Biri İmam Bakır idem niyazı

Eğlen turnam eğlen Ali misin sen

Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen

 

İki turnam gelir rengi beyazdır

Biri Taki Naki zikri niyazdır

Birde askeri mehdi rengi hicazdır

Eylen turnam eylen eylen Ali misin sen

Yoksa Hacı Bektaş Veli misin sen…

Ana Tema

Temizliğin ve saflığın sembolü beyaz zemin üzerine tan kızılı “Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı-2012” yazısı ile yeniden doğuşu ifade etmektedir. “Dergah’ta Birlik” düşüncesini ifade eden dergâh sembolü ve uçmaya hazırlanan güvercin donundaki Sulucakarahöyük’e gelen Hünkâr Hacı Bektaş Veli ile logo tamamlanmaktadır.

Logonun ana teması, güvercin donunda Hünkâr Hacı Bektaş Veli’dir.

Hüseyin Sinan ULUSOY

Şubat-2014/ Hacıbektaş

 

[1] A. Günşen, gizli dil açısından Alevîlik-Bektaşilik erkân ve deyimlerine bir bakış,İst.2005(yayımlanmamış bildiri)

[2] Türk Kültürü Ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi / 2013 / 67

TELEFON

0(312)-256-4464

E-POSTA

bilgi@hunkarvakfi.org

ADRES

Yenibatı mh. Şehit Mehmet Kolcu sk. Batıkent Ankara
Hünkar Vakfı © Copyright 2014, All Rights Reserved